Varsağı 1

haçan demir dökende ateş yiyesim gelir gök sofraya çökende doruktan sesim gelir dağdan yürek sökende kurşun dökesim gelir çatal şimşek çakanda yağmur perde çekende derya göğe çıkanda haçan ölesim gelir Tamamini Okumak icin Tiklayiniz

TATYOSUN KAHRI

son yolcunun adı attila ilhan’dı miyoptu kısa boylu bir adamdı dostu yoktu yalnızlığı vardı yazı makinasıyla binmişti bizimle konuşmaktan çekinmişti gözlerini görseniz korkardınız polis’ten kaçıyordu derdiniz bir cinayet işlemişti derdiniz halbuki kendinden kaçıyordu tatyosyan’la arkadaş oldu güvertede birlikte gördük hırsızlama durduk dinledik ermeni sicim gibi ağlıyordu karısı marsilya’da kalmıştı çocuğu karısında kalmıştı anası istanbul’da bekliyordu palermo feneri parlıyordu tatyos’u iki polis Tamamini Okumak icin Tiklayiniz

Varsağı 2

Destur bre gökkuşağı Hangi devin kılıcısın Sabah sabah kanın damlar Besbelli can alıcısın Akıl almaz bir kelepçe Anlaşılmaz hangi suça Kilitlenmiş gündüz gece Başımızda kalıcısın Öfkeyi sorduk sarından Korkuyu bildik morundan Tamamini Okumak icin Tiklayiniz

VARSAĞI 3

doğarsın sorgudur başlar doğmanın hesabı sorulur dünya bir bela sofrasıdır lokmanın hesabı sorulur acı bir dumandır köyleri çakaldır kurttur soyları gecenin kanlı beyleri dumanın hesabı sorulur kıvılcım çektiğin demirden canını oynadığın kumardan bıçağın oyduğu damardan akanın hesabı sorulur yürü attila ilhan yürü yaş da yanar yanarsa kuru günü gelir böyle doğru yazmanın hesabı sorulur !.. Tamamini Okumak icin Tiklayiniz

BÖYLE BİR SEVMEK

ne kadınlar sevdim zaten yoktular yağmur giyerlerdi sonbaharla bir azıcık okşasam sanki çocuktular bıraksam korkudan gözleri sislenir ne kadınlar sevdim zaten yoktular böyle bir sevmek görülmemiştir hayır sanmayın ki beni unuttular hala arasıra mektupları gelir gerçek değildiler birer umuttular eski bir şarkğ belki bir şiir ne kadınlar sevdim zaten yoktular böyle bir sevmek görülmemiştir yalnızlıklarımda elimden tuttular uzak fısıltıları içimi ürpertir sanki gökyüzünde bir buluttular nereye kayboldular şimdi kimbilir n Tamamini Okumak icin Tiklayiniz

Kimi Sevsem Sensin

her şeyi terk ettim / ne aşk ne şehvet sarışın başladığım esmer bitiyor anlaşılmaz yüzü koyu gölgeli dudakları keskin kırmızı jilet bir belaya çattık / nasıl bitirmeli gitar kımıldadı mı zaman deliniyor kimi sevsem sensin / hayret kapıların kapalı girilemiyor * * * kimi sevsem sensin / senden ibaret hepsini senin adınla çağırıyorum arkamdan şımarık gülüşüyorlar getirdikleri yağmur / sende unuttuğum hani o sımsıcak iri çekirdekli senin gibi vahşi öpüşüyorlar kimi sevsem sensin / hayret in misin cin misin anlamı Tamamini Okumak icin Tiklayiniz

Zulmü Alkışlayamam

Zulmü alkışlayamam, zâlimi asla sevemem;  Gelenin keyfi için geçmişe kalkıp sövemem.  Biri ecdâdıma saldırdı mı, hattâ boğarım!..  - Boğamazsın ki!  - Hiç olmazsa yanımdan koğarım.  Üç buçuk soysuzun ardında zağarlık yapamam;  Hele hak nâmına haksızlığa ölsem tapamam.  Doğduğumdan beridir âşıkım istiklâle,  Bana hiç tasmalık etmiş değil altın lâle!  Yumuşak başlı isem, kim dedi uysal koyunum?  Kesilir belki, fakat çekmeye gelmez boyunum!  Kanayan bir yara gördüm mü yanar tâ ciğerim,  Onu dindirmek için kamçı ye Tamamini Okumak icin Tiklayiniz

Ya Rab Bu Uğursuz Gecenin Yok Mu Sabahı?

“İçimizdeki beyinsizlerin işledikleri yüzünden, bizi helâk eder misin, Allah’ım?”  (A’râf Suresi 155. Ayetin bir kısmı)  Yâ Râb, bu uğursuz gecenin yok mu sabâhı?  Mahşerde mi bîçârelerin, yoksa felâhı!  Nûr istiyoruz… Sen bize yangın veriyorsun!  “Yandık” diyoruz… Boğmaya kan gönderiyorsun!  Esmezse eğer bir ezelî nefha, yakında,  Yâ Rab, o cehennemle bu tûfan arasında,  Toprak kesilip, kum kesilip Âlem-i İslâm;  Hep fışkıracak yerlerin altındaki esnâm!  Bîzâr edecek, korkuyorum, Cedd-i Hü Tamamini Okumak icin Tiklayiniz

Seyfi Baba

Geçen akşam eve geldim. Dediler:  -Seyfi Baba  Hastalanmış, yatıyormuş.  -Nesi varmış acaba?  -Bilmeyiz, oğlu haber verdi geçerken bu sabah.  -Keşki ben evde olaydım… Esef ettim, vah vah!  Bir fener yok mu, verin… Nerde sopam? Kız çabuk ol…  Gecikirsem kalırım beklemeyin… Zîrâ yol  Hem uzun, hem de bataktır…  -Daha a’lâ, kalınız:  Teyzeniz geldi, bu akşam, değiliz biz yalınız.  Sopa sağ elde, kırık camlı fener sol elde;  Boşanan yağmur iliklerde, çamur ta belde.  Hani, çoktan gömülen kaldırım Tamamini Okumak icin Tiklayiniz

Pek Hazin Bir Mevlid Gecesi

Yıllar geçiyor ki, yâ Muhammed,  Aylar bize hep muharrem oldu!  Akşam ne güneşli bir geceydi…  Eyvah, o da leyl-i mâtem oldu!.  Âlem bugün üç yüz elli milyon  Mazlûma yaman bir âlem oldu!  Çiğnendi harîm-i pâki ser’in;  Nâmûsa yabancı mahrem oldu!  Beyninde öten çanın sesinden  Binlerce minâre ebkem oldu.  Allah için, ey Nebiyy-i ma’sûm,  İslâm’ı bırakma böyle bîkes,  İslâm’ı bırakma böyle mazlûm Tamamini Okumak icin Tiklayiniz