Karacaoğlan Şiirleri

Karacaoğlan Şiirleri, Kısa Karacaoğlan Şiirleri, Özlü Karacaoğlan Şiirleri, Anlamlı Karacaoğlan Şiirleri, Karacaoğlan Aşk Şiirleri

Ala Gözlü Nazlı Dilber

Ala gözlü nazlı dilber  Halimden haberin var mı  Seni eller alıyorlar  Zulmünden haberin var mı  Güzeller yola düzüldü  Aşkının bağrı ezildi  Yürü kemerin çözüldü  Belinden haberin var mı  Atlılar yurdu aşıyor  Badeler doldu taşıyor  Yavru, turuncun düşüyor  Koynundan haberin var mı  Karac(a) oglan budur halim  Neylemeli dünya malın  Binboğa’dir benim ilim  İlimden haberin var mı Karac’oğlan Tamamini Okumak icin Tiklayiniz

Ala Gözlerini Sevdiğim Dilber

Ala gözlerini sevdiğim dilber  Sana bir tenhada sözüm var benim  Kumaş yüküm dost köyüne çezildi  Bİr zülfü siyaha nazım var benim  Ak ellere al kınalar yakınır  Ala göze siyah sürme çekinir  Dostu olan dost yoluna bakınır  Dosta giden yolda izim var benim  Yiğit olan gizli sırrı bildirmez  Güzel olan gül benzini soldurmaz  Her olur olmaza meyil aldırmaz  Bir şahan avlar da bazım var benim  Karac’oglan derki konanlar göçmez  Bu ayrılık bizlen arasın açmaz  Bir kötü gönlüm var güzelden geçmez  Ne güzele doymaz Tamamini Okumak icin Tiklayiniz

Ala Gözlerine Kurban Olduğum

Ala gözlerine kurban olduğum  Say edip aleme bildirme beni  Açıp ak gerdanı durma karşımda  Ecelimden evvel öldürme beni  Dilber at kolların dola boynuma  Ölüm endişesi gelmez aynıma  Bir gece misafir eyle koynuna  Sabah oldu deyu kaldırma beni  Karac(a) oglan tutma beni el gibi  Akıttım gözümden yaşı sel gibi  Bahçende açılan gonca gül gibi  Dizip al yanağa soldurma beni Karac’oğlan Tamamini Okumak icin Tiklayiniz

Akça Kızlar Göç Eyledi Yurdundan

Akça kızlar göç eyledi yurdundan  Koç yiğitler deli oldu derdinden  Gün öğle sonu da belin ardından  Saydım altı güzel indi pınara  Üçü uzun boylu, kaşların süzer  Üçü orta boylu, zülfünü dizer  Sanki akça ceylan bir çölde gezer  Sarı kınalı keklik indi pınara  El atıp dericek Hatce’ nin gülü  Can için sarıcak Ayşe’ nin beli  İkisi hampalı biri döndeli  Eminem çok içti kandı pınara  Karac’oğlan bunu böyle söyledi  İndi aşkın deryasını boyladı  Kızlar gitti diye pınar ağladı  Acışt Tamamini Okumak icin Tiklayiniz

Ağlayı Ağlayı Düştüm Yollara

Ağlayı ağlayı düştüm yollara  Karışayım bozbulanık sellere  Adı sanı bilinmedik illere  Gitmeyince gönül yardan ayrılmaz  Ahım kaldı şu gelinin ahdinde  Deremedim güllerini vaktinde  Karanlık gecede kolum altında  Yatmayınca gönül yardan ayrılmaz  Gözüm kaldı şu kaplanın postunda  Azrail de can almanın kastında  Döne döne teneşirin üstünde  Yunmayınca gönül yardan ayrılmaz  Hadini de Karac’oğlan hadini  Aramazlar gurbet ile gideni  Ak göğsün üstünde çakır dikeni  Bitmeyince gönül yardan ayrılmaz K Tamamini Okumak icin Tiklayiniz

Ağlama Sevdiğim Gül Dedi Bana

Seherden uğradım dostun köyüne  Hoş geldin sevdiğim in dedi bana  Tomurcuk memesin verdi ağzıma  Yorgunsun sevdiğim em dedi bana  Benim yârim gelişinden bellidir  Ak elleri deste deste güllüdür  İbrişim kuşaklı ince bellidir  İnce bellerimi sar dedi bana  Benim yârim bana yalan söylemez  Söylerse de gıybetimi eylemez  El yanında ikrarını söylemez  Elleri uyut da gel dedi bana  Mestine de deli gönül mestine  Aşık olan gül gönderir dostuna  Telli mahramasın attı üstüme  Terlisin sevdiğim sil dedi bana  Karac’ogla Tamamini Okumak icin Tiklayiniz

Ağacın Eyisi Özünden Olur

Ağacın eyisi özünden olur  Yiğidin eyisi sözünden olur  İl için ağlayan gözünden olur  Ağlama hey gözü yaşın sevdiğim  Yavrı keklik gibi kaynar eğlenir  Mis kokulu yağlar ile yağlanır  Sabah akşam türlü yazma bağlanır  Eğip geçer yeşil başın sevdiğim  Karacaoğlan der ki hoşça salınsın  Dursun yol üstünde bacı alınsın  Çözüver düğmeni göğsün görünsün  Nokta nokta benli döşün sevdiğim Karac’oğlan Tamamini Okumak icin Tiklayiniz

YÜRÜ BRE YALAN DÜNYA

Yürü bre yalan dünya Sana konan göçer bir gün İnsan bir ekine misal Seni eken biçer bir gün Ağalar içmesi hoştur O da züğürtlere güçtür Can kafeste duran kuştur Elbet uçar gider bir gün Aşıklar der ki n’olacak Bu dünya mamur olacak Haleb’i Osmanlı alacak Dağı taşa katar bir gün Yerimi serin bucağa Suyumu koyun ocağa Kafamı alin kucağa Garip anam ağlar bir gün Yer yüzünde yeşil yaprak Yer altında kefen yırtmak Yastığımız kara toprak O da bizi atar bir gün Bindirirler cansız ata İndirirler tuta tuta Var d Tamamini Okumak icin Tiklayiniz

YEŞİL BAŞLI GÖVEL ÖRDEK

Yeşil başlı gövel ördek Uçar gider göle karşı Eğricesin tel tel etmiş Döker gider yâre karşı Telli turnam sökün gelir İnci mercan yükün gelir Elvan elvan kokun gelir Yâr oturmuş yele karşı Şahinim var bazlarım var Tel alışkın sazlarım var Yâre gizli sözlerim var Diyemiyom ele karşı Hani Karac’oğlan hani Veren alır tatlı canı Yakışmazsa öldür beni Yeşil bağla ala karşı Tamamini Okumak icin Tiklayiniz

VİRAN OLDUM MOR SÜMBÜLLÜ BAĞ İKEN

şu yalan dünyaya geldim geleli Tas tas içtim ağulari sağ iken Kahpe felek vermez benim muradım Viran oldum mor sümbüllü bağ iken Aradılar bir tenhada buldular Yaslandılar şıvgalarım kırdılar Yaz bahar ayında bir od verdiler Yandım gittim alkarlı dağ iken Farımaz da deli gönlüm farımaz Akar gözlerimin yaşı kurumaz Şimden geri benim hükmüm yürümez Azil oldum güzellere beğ iken Karac’oğlan der ki bakın geline Ömrümün yarısı gitti talana Sual eylen bizden evvel gelene Kim var imiş biz burada yoğ iken Tamamini Okumak icin Tiklayiniz